Ekonomi
Apre Hataları
Apre hataları apreleme işlemlerinde ortaya çıkan hatalardır. Kaynakları ise;
-Reçete içeriği,
-Mamul üzerinde daha önce kalan artıklar,
-Apre maddelerindeki bozukluklar,
-İşlem koşullarının doğru ayarlanamaması gibi nedenlerden kaynaklanırlar.
5.4.1. APRE HATALARI
Apre işlemi ile ilişkili olarak ortaya çıkan hatalar olup, en çok rastlanılan örnekleri şunlardır:
1- Düzgünsüz apre
2- Apre lekeleri, silikon lekeleri
3- Kırışıklık izi, kat izi, buruşukluk izi,
4- Basınç izi,
5- DikiÅŸ yeri izi,
6- Tahtamsı (sert) tutum,
7- Kumaşın yazması,
8- Gritüllenme, tozlanma,
9- Kötü koku,
10- Klor artığı,
11- Kumaşta zayıflama,
12- Formaldehit artığı,
13- Hare,
14- Buruşmazlık işlemi ile haslıklarda düşme,
15- Renk deÄŸiÅŸimi
16- Germe hataları şeklinde sıralanabilir.
5.4.1.1. Düzgünsüz Apre
Hatanın tanımı:
Kumaşta görülen apre hatasıdır. Kumaşın her yerinde apre etkisinin aynı derece ve karakterde olmamasıdır.
Hatanın sebebi:
Sıkma basıncının tüm yüzeyde eşit dağılmamasından kaynaklanabilir.
Hatanın önlenmesi:
Basınç dağılımı kontrol edilmeli ve düzeltilmelidir.
5.4.1.2. Apre Lekeleri, Silikon Lekeleri
Apre maddesinin kumaş yüzeyinde leke oluşturmasıdır. En fazla karşılaşılan sorun silikon lekeleridir.
Silikon lekeleri; silikon emülsiyonunun faz oluşturması, silikon apre çözeltisinin hassas bir şekilde hazırlanmaması ve silikon emülsiyonunun doyanım süresinin bitmesidir.
Silikonun doğru koşullarda depolanmaması da emülsiyonun bozulmasına ve lekelenmeye yol açar.
Silikonlu apre çözeltileri hazırlandıktan sonra, aynı gün tüketilmeli, ertesi gün için tekrar hazırlanmalıdır.
Silikon emülsiyonlarının kullanımında en emin yol, baştan flotteye konulması ve flotede iyi bir dağılımın sağlanmasıdır. Maşrapa maşrapa yapılan ilaveler, direkt kumaşa gelmesi halinde silikon lekeleri oluşumuna neden olabilecektir.
Silikon lekeleri, şeffaf ve küçüktür, yaş halde kesinlikle belli olmaz. Kurutmada da hatanın yakalanması oldukça güçtür. Kumaş kontrolde lekeler saptandığında ise,oldukça geç kalınmış olacaktır. Oluşan silikon lekesinin giderilmesi mümkün değildir.
Hatanın önlenmesi:
Tankerin sıklıkla temizlenmesi gerekir. [10]
Hatanın giderilmesi:
Orta şiddette gelmiş ise 1-A Kaliteye çok bariz ve bütün yüzeyi etkileyecek şekilde ise 2-A Kaliteye lokal bir bölgede ise parçaya verilir. [8]
5.4.1.3. Kırışıklık İzi, Kat İzi, Buruşukluk İzi
Buruşukluk giderildikten sonra bile hala kumaşta kalan iz hatasıdır. Bu; kat yerinde elyafa verilen mekanik zarardan, sıkıştırma dolayısıyla oluşan işlem farklılığı veya kumaş yapısının bozulmasından oluşabilir. Katlama, sarma veya terbiye işlemlerinin herhangi bir safhasında, hatta dokuma işleminin bir safhasında oluşabilir.
Dokuma işlemi sırasında buruşukluk ve kat izi, genellikle kumaş sarma tertibatlarında, kauçuk silindirler arasında, kumaşın hatalı olarak yerleştirilmesinden ve silindir ayarlarının iyi olmamasından kaynaklanır. Ayrıca; hatalı sarımdan, hatalı depolamadan ve kumaş topu üzerine fazla basınç uygulanmasından kat izi oluşabilir.[10]
Hatanın önlenmesi:
-Açıcıların çalışması kontrol edilir,
-Roliğin çıkışta düzgün sarmasına dikkat edilir.[8]
5.4.1.4. Basınç İzi
Apre işlemleri sırasında uygulanan basıncın, yeknesak olarak uygulanmamış olmasından meydana gelen, kumaşın üzerindeki normalden fazla parlaklıktır.
Hatanın giderilmesi:
-Baskı düşürülür,
-Banyoda mevcut kimyevinin iyi çözündürülmesi gerekir
Hatanın giderilmesi:
3 cm kadar gelen hatalar Temize verilir. 3 cm den daha içerde hafif görünümde ve uzun aralıklarla gelmişse 1-A Kalite bariz ve sık sık gelmişse 2-A Kaliteye kesilmeler varsa parçaya çıkartılır. .[8]
5.4.1.5. Dikiş Yeri İzi
Dikiş yerinin kalın olması yüzünden yıkama, boyama veya apreleme işlemleri sırasında kumaşta basınçla oluşan izdir
Mangıllama, şezing kalandır, dekatür, krablama gibi işlemlerde önemli bir hata kaynağıdır.[10]
Hatanın Giderilmesi:
Hafif olanlar genellikle 1A Kaliteye verilir 7 m az ve çok belirgin ise kesilerek çıkartılır. .[8]
5.4.1.6. Tahtamsı (Sert) Tutum
Kumaşta görülen apre hatası olup, tuşenin çoksert, kağıdımsı, gevrek,dökümsüz ve kaba olmasıdır. Kimyasal apre maddelerinin düzgünsüz aktarımı ya da aşırı kullanımı ile oluşur.
Hatanın önlenmesi:
Bunu önlemek için, özellikle nişasta kullanılırken, apre çözeltisine yumuşatıcı ve kayganlaştırıcı ilave edilir. Bu, diğer sertleştirici maddeler içinde geçerlidir.Bunun amacı; nişastanın veya sertleştiricinin verdiği gevrek ve kırılgan sertleşmenin önlenmesidir. Bu sayede kumaş daha kibar ve dolgun bir sertlik kazanır.
5.4.1.7. Kumaşın Yazması
Dolgunlaştırma apresinde kaolin miktarının, nişasta ve dekstrin miktarı ile orantılı olmaması durumlarında ortaya çıkar.
Kaolin miktarı çok ise; liflere bağlanma iyi olmadığından kaolin, kullanım sırasında beyaz toz olarak dökülür, kumaş çizildiğinde çizgi izi kalır buna kumaşın yazması denir. [10]
Hatanın önlenmesi:
Banyodaki kimyevilerin iyi çözündürülmesi gerekir. .[8]
5.4.1.8. Gritüllenme, Tozlanma
Nişasta apresi, reçine ile buruşmazlık ya da kalıcı ütü apresi gören kumaşlarda ortaya çıkar. Bu türdeki film oluşturucu maddeler, boyamanın rengini gizleyebilir.
Kulanım sırasında giysinin belli bir bölümünde dökülme olur ve bu durum renk değişikliği şeklinde görülür.
Hatanın önlenmesi:
Konsantrasyonu yüksek, iyi kıvamlı maddeler kullanılmalı iyi bir emülsiyon oluşturulmalı.
5.4.1.9. Kötü Koku
Reçine esaslı bazı apre maddeleri içerdiği formaldehit nedeniyle kötü bir koku verirler. Klor artıkları kötü kokuya neden olurlar.örneğin, kalıcı ütü apresi görmüş kumaşlarda balık kokusu vardır.
5.4.1.10. Klor Artığı
Tekstillerin, bilhassa selülozik hammaddelerden oluşanların buruşmazlık işlemlerinde olduğu gibi, klorlu yıkamalarda klor tutma özelliğidir. Bunun sonucunda, malın dayanıklılığı azalır, ütüde sararma olur. Bu zarar, lifte tutunen kloraminin ütülemede aktif hidrojen ve hidrojenklorür açığa çıkarmasından meydana gelir.
5.4.1.11. Kumaşta Zayıflama
Olması gereken yapıda (tutumda) olmayan kumaştır. Kimyasal aprelerin aşırı ve yanlış aktarımı ile tekstil malzemelerinin elyaf makromoleküllerinin parçalanması sonucu zarar görmesidir. Örneğin; buruşmazlık işlemi görmüş kumaşın kopma ve sürtme dayanımları düşer.
Hatanın önlenmesi:
Özel mukavemet düşmesini önleyici apre maddeleri konulur. Ayrıca silikon, silikon elastomerler gibi yumuşatıcı maddeler hem mukavemet kaybını önler, hem de tuşeyi güzelleştirirler.
5.4.1.12. Formaldehit Artığı
Zehirli etkileri nedeniyle kumaş üzerinde apre işlemlerinden gelen formaldehit niceliğinin belli oranda tutulması önemlidir. Formaldehit bileşikleri özellikle buruşmazlık ve yıka-giy aprelerinde kullanılmaktadır. Buruşmazlık maddelerinin birçoğu formaldehit açığa çıkarırlar. Formaldehit sağlığa zararlıdır. Ayrıca, bu maddeler metilaminleri oluşturarak ya da hipoklorit içeren yıkama maddeleri ile yıkandığında kloraminleri oluşturarak mamule zarar verirler. Son durumda hafif bir ütüleme ile bile hidroklorik asit meydana gelir. Lifte istenmeyen koku, sararma ve çürüme oluşturur.
Eko-tex 100 standartlarının uygulanmaya girmesiyle kumaşta formaldehit niceliği daha önemli bir boyut kazanmıştır. Buna göre;
-Bebek giysilerinde bulunabilecek maksimum formaldehit miktarı 20 pmm,
-Deri ile temas eden tekstillerde bulunabilecek maksimum formaldehit miktarı 75 pmm,
-Deri ile temas etmeyen tekstillerde bulunabilecek maksimum formaldehit miktarı 300 pmmdir.
5.4.1.13. Hare
Kumaşta bir leke olarak görülen, apre maddesi kalıntısıdır. Bu kalıntı, temizleme çözeltisinin dağıldığı alanın kenarlarına doğru gider.
Hatanın önlenmesi:
Tekne yıkanır ve iyi bir emülsiyon oluşturulur.
5.4.1.14. Buruşmazlık İşlemi ile Haslıklarda Düşme
Yaş buruşmazlık apresi, bazı direkt boyarmaddeleri olumsuz yönde etkiler. Renk tonunda değişikliğe yol açar ve ışık haslığının düşmesine neden olur.
5.4.1.15. Renk DeÄŸiÅŸimi
Apre işlemlerinde, mamul renginin değişikliğe uğramasıdır. Örneğin; su iticilik işleminde yağ asidi-krom klorür kompleks bileşikleri mamullerin rengini yeşile boyar.
Yaş haslığı iyi olmayan boyarmaddeler kullanılması ya da iyi ard işlem yapılmamış olması durumunda, yaş apre çözeltisine akan boyarmadde nedeniyle mamuldeki renk tonu değişebilir.
Sublime olan dispersiyon boyarmaddeleri ile boyanan mamuller, kurutma sıcaklığının iyi ayarlanmaması sonucu renk değişimine uğrayabilirler. [10]
Hatanın önlenmesi:
Makine ısısına dikkat edilir. Fazla ısı renkte varyasyonlar oluşturabilir. .[8]
5.4.1.16. Germe Hataları
Bu hatalar, iğne izi, pençe izi, dalgalı yüzey, atkı çarpıklığı, en farkı, kenar yırtığı şeklinde olan hatalardır. (Bkz. EK-14)
Hatanın sebepleri:
Germe makinelerinde kumaşın usulüne göre gerilmemesidir.[11]
5.4.2. TERBİYE İŞLEMLERİNDEN KAYNAKLANAN APRE HATALARI
Ön terbiye, boyama, yıkama, kurutma gibi çeşitli terbiye işlemleri sırasında ortaya çıkabilen genel hatalar olup, başlıcaları şunlardır.
1- EÄŸrilik,
2- Halat izleri,
3- BuruÅŸuk kumaÅŸ,
4- MatlaÅŸma,
5- Muare, şanjanlılaşma,
6- Kavrulma,
7- Degredasyon,
8- Mukavemet kaybı,
9- Okside yaÄŸ lekesi,
10- Katalatik çürüme,
5.4.2.1. EÄŸrilik
Kumaşta görülen terbiye hatasıdır. Mamul son olarak apre işleminde fulard, ram işlemlerinden geçtiği için daha önce işlemlerde oluşan hata giderilmemiş ise apre hatasına mal edilebilir.
Ayrıca, bu eğrilik; kalandır, dekatür, presleme gibi apre işlemlerinde de ortaya çıkabilir. Atkı ipliklerinin kumaş üzerinde doğru gitmedikleri, eğrildikleri durumdur. Atkı iplikleri ile çözgü iplikleri dik açı yapmazlar.
İki durumda ortaya çıkar:
Birincisi; makineden geçirilişte bir kenardan diğerine kayma sonucu ortaya çıkar,
İkincisi; mamulün orta kısmanda kavislenmesi şeklindedir. Bu, bazen düzgünsüz gergefli kurutma işlemi, bazen de kurutucunun çok hızlı çalıştırılması esnasında oluşur.
Her ikisi de özellikle ekose ve çizgili desenlerde önemli hatalardır. Çünkü giysi üretiminde desen tutturulmasına engeller. Giderilmesi için mekanik ve optik kontrol düzenekleri içeren atkı düzelticilerden geçirilirler ve bu durumda ramözde fikse edilirler. Ramöz ya da egalize ramözü girişinde bu hatalar giderilir.
5.4.2.2. Halat İzi
Boyanmış ya da aprelenmiş kumaşlarda, genellikle çözgü yönünde oluşan uzun buruşukluk izleri ve çizgilerdir. Kumaş pastal veya halat durumunda yaş işleme tabi tutulduğu zaman, işlem banyolarının yetersiz sirkülasyonu veya nüfuzu sonucunda, kumaş üzerinde yıpranma veya keçeleşmeye neden olabilecek buruşuklardır.
5.4.2.3. BuruÅŸuk KumaÅŸ
Yeknesak olmayan gevşeme veya çekmeden (keçeleşme) kaynaklanan, kumaşın buruşuk görünüşüdür. Bu hata;
-Dokuma işlemi sırasında çözgü veya atkı ipliklerinin gerginliklerindeki değişikten,
-Daha önceki işlemler esnasında ipliklere verilmiş olan germe derecelerindeki farklılıktan,
-Kumaşta istenmeden veya isteyerek kullanılan bir ya da daha fazla iplik çeşidindeki büzülme farklılıklarından dolayı oluşabilir.
Geniş bir kumaş yüzeyine dağılmış olabileceği gibi, çizgiler, kolonlar veya lekeler şeklinde de kendini gösterebilir.
5.4.2.4. MatlaÅŸma
Yaş işlemlerde liflerde istemeden oluşan önemli parlaklık kaybıdır. Bu durum, muhtemelen fiziksel yapıdaki değişmeler ya da lif üzerinde ( veya etrafında) boyarmadde veya ışık dağıtıcı diğer partiküllerin oluşması ile ortaya çıkmaktadır.
Hatanı önlenmesi:
Bez iÅŸleme kuru girmelidir.
5.4.2.5. Muare, Şanjanlılaşma
Kumaşın istenmeyen düzgünsüzlüğüdür. Işığın değişik derecelerde yansıması olarak ortaya çıkar ve yaş halde iken rulo haldeyken rulo haline getirildiğinde düzgünsüz basın nedeni ile oluşur. Bu şartlar kontrol edilerek, selüloz asetat rayonu ve ipek kumaşların özel bir efekt alması sağlanır. (muareli efekt, şanjanlı görünüm)
5.4.2.6. Kavrulma, Yanma
Kavrulma, ısı oksidasyonuna bağlı olarak kumaşın fiziksel karakteristiklerinde meydana gelen değişiklik derecesidir. Oksidasyon, mekanik ya da kimyasal kaynaklı ısılar nedeni ile meydana gelebilir. Yanma, kumaşın bütünüyle zarar görmediği bir karakter değişimidir. Yanma artıkça kumaşın dayanıklılık karakteristiği azalır. Bronz, kahverengi, ve siyah lekeler yanmanın en belirgin göstergeleridir.
Ancak, yanma sonucu çıplak gözle görülebilir renk değişimleri olmayabilir. Yanma; mekanik, kimyasal ya da radyasyon nedeniyle gerçekleşmiş olsa da, hassas değerler elde edilmek isteniyorsa kimyasal olarak test etmek gerekir.
Hatanın önlenmesi:
Kumaşın iyi bir fikse işlemine tabi tutulması gerekir.
5.4.2.7. Degradasyon
Maddenin kimyasal ve/veya fiziksel özelliklerinin bozulması, zayıflaması şeklinde kendini gösteren kimyasal parçalanma olayıdır. Örneğin; selüloz makromoleküllerinin asitlerde parçalanarak polimerizasyon derecesinin düşmesi.
Hatanın önlenmesi:
Kumaşı iyi bir önterbiye işlemine tabi tutulmuş olması gerekir. Ayrıca işlem sırasında ısı varyasyonları oluşturlmamalı.
5.4.2.8. Mukavemet Kaybı
Tekstil liflerinin, özellikle gerilme dayanımına ilişkin fiziksel özelliklerinin zayıflamasıdır. Zayıflamaya aşağıdaki etkilerden herhangi biri sebep olabilir;
-Lif içersinde bulunan bir boyarmadde ya da kimyasal maddenin varlığı ile ışığın etkisi. Örneğin; yün elyafında optik beyazlatıcılar güneş ışınları ile kurutmad bu tür zayıflamaya neden olurlar.
- Tekstil lifini bozuşturabilen kimyasal bileşiklerin oluşumunu arttıran, kismi boyarmadde ya da diğer madde parçalanmaları.
- İstenilen efektleri elde etmek için gerekli, ancak uygulanmalarının kontrol edilebilmesi ve doğru uygulanmasına bağlı olarak zararlı da olabilen, kimyasal maddelerin yanlış şartlarda kullanımı.
- Bakteri etkisi.
5.4.2.9. Okside YaÄŸ Lekesi
Tekstillerde, işlem sırasında uygulanan veya alınmış olan yağın oksidasyonundan oluşan lekelerdir. Okside olmuş yağın mevcudiyeti rengi giderebilir, rengi bozabilir veya tektsil maddesinin boyanma özelliğini etkileyebilir.
Hatanın Giderilmesi:
7 m ye kadar olan hatalar parçaya verilir. 7 m nin üstünde gelmişse genellikle 2-A kaliteye verilir.
5.4.2.10. Katalitik Çürüme
Genelde tekstil materyalinin herhangi bir özelliğinin, katalizör etkisi yapan bir ara madde tarafından zayıflatılması anlamında kullanılır.
Örneğin; selüloz esaslı materyal üzerinde, belirli ortamlarda katalizör etkisi gösterdikleri ortaya çıkan belli bazı boyarmaddeler, bu tür materyallerin ışığa duyarlı (ışıktan zarar gören) hale gelmesine neden olurlar.[10]
5.4.3. DEPOLAMADA OLUÅžAN ZARARLAR
Bu ÅŸekilde oluÅŸan zararlar;
1- Azo-sülfit oluşumu,
2- Katalitik çürüme,
3- Yaşlanma, şeklinde sıralanabilir.
5.4.3.1. Azo-Sülfit Oluşumu
Boyanmış bir materyalin, bazik şartlarda kükürtdioksit etkisine maruz kalması sonucu bazı azo boyarmaddelerinin azo bağlarında alkali :-):-):-):-)l bisülfitlerle ek bileşikler oluşturmasıdır. Bu hata, çizgi şeklinde orjinal renkten daha açık renk olarak görünür ve amonyak ya da sulu bir bazla yapılan işlemle ve arkasından sıcak ütüyle düzeltilebilir. Özellikle yün ve ipekte karşılaşılan bu hata, sadece belli şartlar altında küküüüürtle sıcakta bekletilme yoluyla değil, ürünlerin depolama sırasında ve hatta mağazalarda raflaar konulduktan sonra da ortaya çıkabilir.
5.4.3.2. Katalitik Çürüme
Genelde tekstil materyalinin herhangi bir özelliğinin, katalizör etkisi yapan bir ara madde tarafından zayıflatılması anlamında kullanılır. Örneğin; selüloz esaslı materyal üzerinde, belirli ortamlarda katalizör etkisi gösterdikleri ortaya çıkan belli bazı boyarmaddeler, bu tür materyallerin ışığa duyarlı (ışıktan zarar gören) hale gelmesine neden olurlar.
5.4.3.3. YaÅŸlanma
Yaşlanma; maddelerin ışık, ısı, oksijen etkisi ile zamanla değişikliğe uğramasıdır. Depolama esnasında veya ışık altında önemli bir oksidasyona maruz kalan tekstil mamulleri üzerinde, bazı yağlayıcıların, plastik kaplamaların ve kauçuğun yaşlanması, kuru haşılların ve apre maddelerinin havaya maruz kalmasıyla oksidasyonu yaşlanmaya örnektir.
Muhabese Denetimi
Denetim 1 işletmenin ekonomik faaliyetlerine ve olaylarına ilişkin açıklanan
bilgilerin önceden belirlenmiş ölçütlere uygunluğunu belirtmek ve raporlamak
amacıyla bu ekonomik faaliyetlere ve olaylara ilişkin bilgilerle alakadar kanıtların tarafsızca toplanması ,değerlenmesi ve sonucunun veri kullanıcılarına
kullanıcılarına raporlanmasıdır.
DENETİM TÜRLERİ: konusu ve amacına göre kontrol türleri üç tanedir.
1-Finansal Denetim( Mali tabloların denetimi)
2-Usul Denetimi( Uygunluk Denetimi
3-Performans Denetimi( etkinlik denetimi)
MALİ TABLOLARIN DENETİMİ:
Denetimin konusu ortaklara ya da vergi dairelerine verilen Mali Tablolardır.
Denetim bağımsız denetçiler ve kamu denetçiler ve kamu denetçileri tarafından yapılır.
UYGUNLUK (USUL ) DENETİMİ:
Bir işletmenin mali işlemlerinin ve faaliyetlerinin ; Belirlenmiş yöntemlere,Kurallara,
Mevzuatlara elverişli olup olmadığının belirlenmesi amacıyla incelenmesidir.
FAALİYET DENETİMİ: (PERFORMANS DENETİMİ)
bir işletmenin faaliyetlerinin verimliliği ve etkinliğini değerlemek amacıyla bu
faaliyetlerle ilişkili usul ve yöntemlerin uygulanış biçimlerinin incelenmesidir.
Faaliyet sonuçları verimlilik standartlarıyla karşılaştırılır ve işletmenin önceden
belirlenmiş amaç ve hedeflere ulaşıp ulaşmadığı görülür.
Denetim kapsamı,işletmenin hepsi ya da 1 bölümü,1 şubesi veya üretim,finans,
pazarlama gibi 1 bölümü mümkün. kontrol sonucunda faaliyetlerde faaliyet ve verimliliğin arttırılmasına ilişkin önerilerde bulunulur. etkinlik denetimini hususi sektörde
İç denetçiler tarafından Kamu Kuruluşlarında kamu denetçileri tarafından yapılır.
STATÜSÜNE GÖRE DENETİM TÜRLERİ
-İç denetim
-Kamu Denetimi
-Bağımsız denetimdir
İÇ DENETİM: İşletmeye hizmet amacıyla ,işetmenin faaliyetlerini incelemek ve
değerlemek sebebiyle işletme içinde kurulmuş 1 değerleme fonksiyonudur.
İç kontrol çalışmaları finansal denetimi,uygunluk denetimini ve etkinlik denetimini
kapsar.İç kontrol işletme faaliyetlerinin Yönetim Politikalarına , planlara , programlara
Yasalara uygunluğunu ölçerek iç denetim sisteminin kurulduğu gibi işleyip işlenmediğini
Değerler. .Kaynakların ekonomik kullanılıp kullanılmadığını değerler
KAMU DENETİMİ:
Denetim amaçlarına ,kapsamına ve denetimi yapan birimlere göre sınıflandırılır.
Denetim görevleri yapan kamu kontrol kurumları şunlardır
-Devlet Denetleme Kurulu
-Sayıştay
-Başbakanlık Yüksek denetleme kurulu
BAĞIMSIZ DENETİM:
Kendi adına çalışan ya da 1 kontrol şirketinin ortağı olan şahıslar tarafından işletmenin
mali, tablolarının kapsamlı kabul görmüş muhasebe standartlarına uygunluk derecesini
belirtmek amacıyla yapılan kontrol çalışması bağımsız kontrol bi şekilde tanımlanmak-
tadır. Bu denetimi 3568 sayılı meslek yasasının iki md.SMMM ve YMM verilmiştir.
SPK GÖRE BAĞIMSIZ DENETİM:
Ortakların ve yardımcı kuruluşların hesap ve işlemlerinin bağımsız denetleme
kuruluşlarınca denetleme ilke temel ve standartlarına göre incelenmesi ve
mali tablolarının gerçeği yansıtıp yansıtmadığının tespiti ve rapora bağlanmasıdır.
SPK da mekan alan bağımsız kontrol Türleri:
Sürekli kontrol,Bağımsız limitli kontrol,Özel denetimdir.
SÜREKLİ DENETİM: SPK ya göre hazırlanması ve kamuya açıklanması mecburi olan yıllık mali Tabloların tümünün denetimidir. bütün sene yapılması gereken denetimdir.
SPY YA GÖRE BAĞIMSIZ DENETİM:
Kuruluşların altışar aylık aralarla Bilanço ve Gelir Tablolarının denetimidir.
ÖZEL DENETİM: SPK tebliğlerine göre hususi kontrol yaptırma zorunluluğu bulunan
ortaklık ve yardımcı kuruluşların Kurula başvuruları üzerine verilen menkul kıymetlerin
halka arzı iznine,ortaklık kapsamlı kurulları ya da yetkili organlarının birleşme ,devir ya da
Tasfiye kararlarına dayanarak teşkil edecek mali tablolarının,sermaye piyasası mevzuatı uyarınca bağımsız denetleme kuruluşu tarafından denetlenmesidir.
TASDİKİ mecburi OLAN İŞLEMLER:
Bakanlıkça YMM tasdik raporlarına göre işlem yapılacak konular:İhracat teslimleri
ve ihraç kaydıyla yapılan teslimlerden doğan KDV iade ve mahsup işlemleri,
Yeniden Değerleme işlemleri,kıymet artış fonlarının sermayeye eklenmesi işlemleri,
Yatırım indirimi istisnası yoluyla vergiden müstesna tutulan işlemler,taşınma
araçlarına ilişkin kural dışı işlemlerinden doğan KDV iade ve mahsup işlemleri.
suplarına yapılan teslim ve hizmetlere ilişkin KDV iadesi. KDV nda istisna
ve kurum kazancından indirilecek gelirlere ilişkin işlemler.
GENEL KABUL GÖRMÜŞ DENETİM STANDARTLARI
Meslek örgütlerince kabul edilmiş ve denetçilerin bütün denetimde uymak zorunda
oldukları standartlara kapsamlı kabul görmüş kontrol standartları denir. Bunlar;
1-Genel Standartlar.
2-Çalışma alanı standartları.
3-Raporlama standartları.
Olmak üzere üç e ayrılır.
GENEL STANDARTLAR: Denetçinin nitelikleri ve çalışması birlikte alakadar olan standartlardır.
Bu standartlar denetçinin uzmanlığını ,bağımsızlığının ve mesleki davranışını ölçtüğü
gibi denetçinin çalışma alanına ve raporlamasına tesir eder.
Genel kontrol Standartları :
-Mesleki eÄŸitim ve yeterlilik
-Bağımsızlık,
-Mesleğin gerektirdiği dikkatin gösterilmesidir.
MESLEKİ EĞİTİM VE YETERLİLİK STANDARDI:
Denetçinin en az lisans düzeyinde öğrenim görmüş olmasını,mesleki deneyimin
bağımsız kontrol yapabilecek Mesleğini sürdürürken devamlı mesleki eğitimden
Geçmesini ifade eder. Denetçi,özellikle muhasebe ,denetim,ve vergi konularındaki
mevzuat izlemeli,mesleki yayınlar okumalı, kurs ve seminerlere katılmalıdır.
BAÄžIMSIZLIK STANDARDI:
İşletme yöneticileri birlikte alakadar veri kullanıcıları arasındaki çıkar çatışması denetimin
denetlenen işletme yöneticilerine ve veri kullanıcılarına bağlantılı olmaksızın yerine
getirilmesini mecburi kılar.Bu sebeple denetçinin esas özelliği bağımsız olmasıdır.
Bağımsızlık denetçinin ,kontrol görevini yaparken dürüst ve yansız davranmasıdır.
Denetçinin müşterisi birlikte ekonomik ve iş ilişkisinin olmaması ,şirket ortağı,yönetim
kurulu üyesi ya da memuru olmaması gerekir.
MESLEĞİN GEREKTİRDİĞİ ÖZENİN GÖSTERİLMESİ:
Denetim çalışması sırasında ve raporlama aşamasında mesleğin gerektirdiği
dikkat ve özenin gösterilmesini kontrol standartlarına eksiksiz 1 şekilde uyulmasını,
Bilgi,deneyim ve becerilerin en iyi şekilde kullanılmasını gerektiren 1 meslektir.
Bu şartlara uyulmaması durumunda denetçinin ahlaki,mesleki ve hukuki sorumlulukları
DoÄŸar.
ÇALIŞMA ALANI STANDARTLARI
Denetim çalışması sırasında denetçinin uymak zorunda olduğu kurallardır.
Bu Standartlar aşağıdaki gruplara ayrılmıştır.
1-Denetimi planlama ve gözetim standardı.
2-İç denetim sistemi ve gözetim standardı.
3-Yeterli ve güvenilir ispat toplama standardı.
DENETİM PLANLAMA VE GÖZETİM STANDARDI:
Müşteri işletme hakkında veri edinilmesi, kontrol çalışmalarının bölümlenmesi,
Önemlilik düzeyinin değerlemesi, kontrol riskinin değerlemesi,kontrol amaçlarının
Değerlemesi, ,ç denetim sistemi hakkında veri edinme, kontrol programlarının tasarımı,
Çalışma süresi ve zamanın planlanması, kontrol personeline görevlendirme ve izleme
Planlama çalışması sebebiyle yazılı 1 kapsamlı planın yapılması Uluslararası standartlara
Göre zorunludur.
İÇ denetim SİSTEMİ HAKKINDA BİLGİ EDİNME STANDARDI:
Denetimi planlamak ve yapılacak testlerin niteliğini,zamanını ve büyüklüğünü belirlemek
için iç denetim sistemi hakkında bilgilerin edinilmesi gerekmektedir.
YETERLİ VE GÜVENLİ KANIT TOPLAMA STANDARDI:
Denetlenen mali tablolarına ilişkin 1 görüşe kafi düzeyde esas oluşturmak amacıyla
belge incelenmesi,gözlem,sual sorulması ve sorgulama yoluyla kafi sayıda ve güvenilir
kanıt elde edilmesidir.
Unsurları:
-Denetçi Mali tablolara ilişkin görüşünü etkileyecek kanıtları toplamalıdır.
-Kanıtlar,standartta sayılan belge incelemesi, Gözlem,sual sorma ve doğrulama
teknikleri birlikte lazım diğer kontrol tekniklerine göre toplanmalıdır.
-Kanıtlar görüşe varmak sebebiyle kafi sayıda olmalıdır.
-Toplanan ispatlar güvenilir olmalıdır.
RAPORLAMA STANDARTLARI:
Denetçinin raporunu hazırlarken ve raporunda görüşünü belirtirken uymak zorunda
olduğu kurallardır.Bunlar:
-Genel kabul muhasebe ilkelerine uygunluk standardı.
-Genel kabul muhasebe ilkelerinin değişmezliği standardı
-Mali tablolardaki açıklamaların yeterliliği standardı.
-Görüş bildirme standardı.
MALİ TABLOLARIN DENETİMİNDE RİSKLER:
Mali tabloların denetiminde ortaya çıkan riskler iki tanedir.
1-Denetim riski 2-İşletme Riski
DENETİM RİSKİ: Mali tablolarda kritik yanlışlıklar olduğu halde mali tabloların
doğru bi şekilde sunulduğu sonucuna varması ve mali tablolar hakkında müspet görüş
bildirmesi olasılığıdır.
DENETİM RİSKİNİN UNSURLARU:
Yapısal Risk , denetim riski , Bulgu Riskidir.
YAPISAL RİSK:
İç denetim sistemini oluşturan politika ve yöntemlerin olmadığı varsayıldığında belli
Yapısal ve çevresel özellikleri nedeniyle hesap kalanlarının kritik yanlışlıklardan
etkilenebilirliÄŸidir.
KONTROL RİSKİ:iç denetim sistemini oluşturan politika ve
İç denetim sistemini oluşturan yöntemlerle önlenemeyecek ya da bulunamayacak
Hataların olması riskidir.İç denetim sistemi içinde bulunan sınırlamalar nedeniyle tüm
önemli hataların önlenmesini ya da bulunmasını bütün sağlayamadığından denetim Riski
hiçbir vakit sıfır olmaz.
BULGU RİSKİ:Mali tablolarda bulunan kritik veri yanlış
Mali Tablolarda bulunan kritik veri yanlışlığını denetçinin kontrol yöntemleriyle
bulamaması riskidir. Bu risk 1 hesap kalanının ya da işlem türünün tamamının
denetçi tarafından denetlenmediği durumlarda var olan belirsizlikten doğar veya
denetçinin elverişli olmayan kontrol yöntemlerini seçmesinden elverişli 1 yöntemi
yanlış uygulamasından veya kontrol sonuçlarını hatalı yorumlamasından
kaynaklanan belirsizliklerden doÄŸabilir.
İÇ denetim SİSTEMİ:
işletmenin varlıklarının korunmasının,yanlışlıkların ve yolsuzlukların önlenmesiyle
bulunması,Muhasebe bilgilerinin doğruluk ve güvenilirliğinin sağlanması, Muhasebe
bilgilerinin zamanında hazırlanmasının sağlanması, İşletme faaliyetlerinin yönetim
politikalarına uygunluğunun sağlanması yürütülmesini sağlamada yardımcı olan,
işletme yönetimi tarafından kabul edilmiş politikalar ve yöntemlerdir.
İÇ denetim SİSTEMİNİN AMAÇLARI:
İç denetim sisteminin temel,Genel;ve Özel amaçları bulunur.
İÇ denetim SİSTEMİNİN temel AMAÇLARI:
İşletmenin varlıklarını korumak,Muhasebe bilgilerinin doğruluğunu ve güvenirliliğini
sağlamak,İşletme faaliyetlerinin yönetim politikalarına ,Planlara ve yasalara
uygunluğunu sağlamak,kaynakların ekonomik ve verimli kullanımını sağlamak,
Faaliyetler sebebiyle belirlenmiş amaçlara ve hedeflere ulaşılmasını sağlamaktır.
İÇ denetim SİSTEMİNİN kapsamlı AMAÇLARI.
İşlemler,yönetimin devrettiği kapsamlı ve hususi yetkilere elverişli bi şekilde ve hesap verme
yükümlülüğünü yerine getirecek biçimde kaydedilmelidir. Varlıklara ve belgelere erişim
getirecek biçimde kaydedilmelidir. Varlıklara ve belgelere erişim yetkili personelle
sınırlandırılmalıdır. Mevcut varlıklar belirli sorumluluk kayıtlarıyla karşılaştırılmalı
ve herhangi 1 fark belirlendiğinde farkın özelliğine göre lazım soruşturma
Yapılmalıdır.
İÇ denetim SİSTEMİNİN ÖZEL AMAÇLARI:
İşlemler yönetimin devrettiği kapsamlı ve hususi yetkilere elverişli bi şekilde yürütülmelidir.
Kayıtlar İşletmenin hakikat işlemlerini göstermelidir.bütün işlemler kaydedilmelidir.
İşlemler tutar bakımından doğru bi şekilde kaydedilmelidir.İşlemler Doğru olarak
sınıflandırılmalıdır. İşlemlerin gerçekleştiği vakit dan önceki ve sonraki döneme
kaydedilmesi,mali tablolar da tutarların hatalı gösterilmesine yol açar.Muhasebe ve
sorumluluk kayıtları, alakadar varlıklarla vakit vakit karşılaştırılır.
DENETİM TEKNİKLERİ:
-Fiziki inceleme ve sayım ,
-DoÄŸrulama,
-Kayıt sistemini
-Geriye doÄŸru izleme,
-Kayıt sistemini ileriye doğru izleme,
-Gözlem,7
-Yeniden hesaplama,
-Belgelerin incelenmesi,
-Göz atma,
-SoruÅŸturma,
-Hesaplama
-Karşılaştırma.
-DOĞRULAMA TEKNİĞİ:
Denetçinin işletme dışındaki kişilerden yazılı yanıt istemesidir.
Bu teknik hesap kalanlarının ve işlemlerinin doğruluğunun araştırılmasında kullanılır
-FİZİKİ İNCELEME VE SAYMA
Belgelerde ve işletme kayıtlarında gösterilen fiziki kıymetlerinin gerçekten var olup
olmadığını araştırmak sebebiyle başvurulan 1 tekniktir. Bu teknik maddi varlıklar ve
resmi belgeler birlikte sınırlıdır. Sayım işlemi maddi varlıkların bilanço tarihi itibariyle büyük
defter hesaplarının kalanlarına ne aşama uyduğunu belirtmek amacıyla kullanılır.
-KAYIT SİSTEMİNİ GERİYE DOĞRU İZLEME:
Kaydedilen işlemlerin doğruluğunun belirlemek sebebiyle işlemleri kanıtlayan belgelerin
incelenmesi ve kayıtlarla karşılaştırılmasıdır. Bu teknikte büyük defter hesaplarından
yevmiye defteri kayıtlarına ve yevmiye defteri kayıtlarından kaynak belgelere
doğru karşılaştırma yapılır.
-GÖZLEM:
Denetçinin işletme faaliyetlerine tanıklığıdır.Bu teknik işletme faaliyetlerinin kimin
tarafından nasıl ve ne vakit yapıldığının anlaşılmasına yöneliktir
-KAYIT SİSTEMİNİN İLERİYE DOĞRU İZLEME TEKNİĞİ
Denetçi örnekleme yoluyla kaynak belgeler seçer ve bu belgeleri yevmiye defteri,
yardımcı defter ve büyük defter kayıtlarıyla karşılaştırır.Bu teknikte kayıt dışı kalmış
belgelerin olup olmadığı araştırılır.
-GÖZ ATMA TEKNİĞİ:
Belgelerin kayıtların ve tabloların dikkatli 1 incelemeye tabi tutulması yerine,daha
fazla araştırmayı gerektirecek olağandışı işlemleri ve hesap kalanlarını belirlemek
amacıyla belgeler ve tablolara göz atmaktır.
-YENİDEN HESAPLAMA TEKNİĞİ:
İşletmenin yapmış olduğu aritmetik hesaplamaların denetçi tarafından doğrulanması
işlemidir.Denetçi aritmetik hataları araştırmak sebebiyle yapacağı tekrardan hesaplamaların
başlıcaları şunlardır. Yevmiye ve büyük defter sayfa toplamlarının alınması
Amortismanların şüpheli alacak karşılıklarının tekrardan hesaplanması, kıymet düşme
karşılıklarının tekrardan hesaplanması Envanter listelerinin aritmetik işlemlerinin
yeniden yapılması Ücret bordrolarının aritmetik işlemlerinin tekrardan hesaplanması.
-BELGELERİN İNCELENMESİ TEKNİĞİ:
Belgelerin sahte olup olmadığını araştırır.Denetçi;Belgeler üzerindeki imzaların
geçerliliğini,dizi numarası izleyip izlemediğini,belgelerin kayıt memuru tarafından belge
üzerine paraf atılıp atılmadığını araştırır.
-SORU SORMA TEKNİĞİ:
Denetimler sırasında yazılı ve sözlü sual sorma teknikleri kullanılır. Sorulara
verilen yanıtlar,kıymet kontrol teknikleriyle doğrulanmalıdır.Bu teknik hem kontrol
testlerinde hem de maddi doğruluk testi uygulanır.
-ÇALIŞMA KAĞITLARI
Bağımsız denetçinin izlediği kontrol tekniklerini,uyguladığı testleri, elde ettiği bilgileri
ve incelemelerine bağlantılı bi şekilde ulaştığı sonuçları kaydettiği kanıtlardır.
çalışma kağıtları kontrol programları ,analizleri ,notları doğrulama isteği mektuplarının
ve cevaplarını denetçi tarafından elde edilen ya da hazırlanmış işletme belgelerinin
suretlerini ve cetvelleri de kapsamaktadır.
-SÜREKLİ DOSYA:
Dönemler itibariyle işletmenin gelişimini izlemeye yardımcı olmak,sezonlar itibariyle
Değişiklik göstermeyen kalemle alakadar çalışma kağıtlarının bütün denetiminde yeniden
hazırlanmasına engel olmak. Diğer amaçlarla kullanılabilecek hususi detaylı bilgileri saklamaktır
OLUMLU GÖRÜŞ BİLDİRME:
Görüşün müspet bildirilmesinde standart kontrol raporu kullanılır:
Standart kontrol Raporu: Mali tabloların İşletmenin mali durumunu faaliyet
sonuçlarını ve nakit akımını kapsamlı kabul görmüş muhasebe ilkelerine elverişli olarak
doğru yansıttığını belirtir.Bu eşdeğer zamanda mali tabloların dipnotlarında ve eklerinde
yeterli açıklamaların yapıldığını belirtir.
ŞARTLI GÖRÜŞ BİLDİRME:
Şartlı görüş bildiren kontrol raporu,mali tablolardaki 1 hesabı detaylı açıklayarak
denetçinin müspet görüşünden bu hesabı ayırır.mali tabloların birtakım istisnaların saklı
tutulması şartıyla 1 her bi şekilde doğru sunulduğunu ifade eden görüşe,
şartlı görüş denir.
OLUMSUZ GÖRÜŞ BİLDİRME:
Denetçi Mali Tabloların 1 her bi şekilde kapsamlı kabul görmüş muhasebe ilkelerine
uygun bi şekilde işletmenin mali durumunu ve etkinlik sonuçlarının doğru olarak
göstermediği kanısına varırsa görüşünü olumsuz bi şekilde bildirir.
GÖRÜŞ BİLDİRMEKTEN KAÇINMA:
Denetçi Mali Tablolar hakkında hiçbir görüş bildiremeyeceğini raporunda belirtirse
görüş bildirmekten kaçınıyor demektir.Denetçi mali tabloların bütünü hakkında bir
görüş oluşturmak sebebiyle kapsam sınırlaması nedeniyle kafi ve geçerli kanır elde
edemediği vakit görüş bildirmekten kaçınır.
Gayri Safi Milli Hasıla (Gsmh)
Ulusal bir ekonomide belirli bir sürede (genellikle bir yıl) üretilen mal ve hizmetlerin piyasa fiyatlarıyla ifade edilen değerlerinin toplamı. Buna alıcı fiyatlarıyla GSMH denir. Bundan vasıtalı vergiler ve sübvansyonlar çıkartıldığında buluna büyüklüğe ise faktör fiyatlarıyla GSMH adı verilir. Ulusal ekonominin etkinlik düzeyinin analizinde elverişli bir gösterge olarak kabul edilir.
Safi milli hasıladan, amortisman (yıpranma) paylarını da içermesiyle ayrılır. Hesaplanması oldukça zor bir ekonomik büyüklüktür, bir mal ya da hizmetin değerini çift sayılmasının önlenmesi gerekir. Hesaplanmasında gelir ya da giderin temel alınmasına göre değişik yöntemler uygulanır. Yaygın hesaplama yöntemi, kişisel tüketim harcamalarına gayri safi iç yatırım ve net dış yatırım ile devlet harcalamalarının eklenmesidir.
Ekonomideki üretim etmenlerinin gelirlerinin toplanması yoluyla da hesaplanır. Hesaplamalarda piyasa fiyatları kullanıldığından, analizlerin sağlıklı olması bakımından belirli bir yılın fiyatları sabit kabul edilerek gelişmeler buna göre değerlendirilir.
Off-shore Bankacılık
Türk bankacılık literatürüne kıyı bankacılığı olarak sokulan, aslında kıyı ötesi anlamına gelen, Off shore Bankacılığı, müdahale ve denetimi ile vergilemenin asgari düzeyde tutulduğu koşullarda konvertibl paralar üzerine işlem yaparak, çok uluslu şirketlere, uluslararası girişimlere hizmet veren bir bankacılık türüdür.
Genellikle serbest bölgelerde faaliyette bulunurlar. Kıyı finans merkezleri, uluslararası mali işlemlerin liberal bir şekilde yürütüldüğü yerlerdir. Bu merkezlerin en ünlüleri, Bahama Adaları, Hong Kong, Panama, Lüksemburg, İsviçre, Bermuda, Liechtenstein, Cayman Adaları ve Bahreyndir. Ayrıca, Güney Kore, Filipinler ve Singapurda da kıyı bankacılığı yapılmaktadır.
Bazı ülkelerde (örneğin, Singapur ve Filipinlerde), bölge halkına da kıyı bankacılığının sunduğu kolaylıklardan yararlanma izni verilmiştir. Kıyı bankacılığı uygulamasının gelişme koşulları olarak ise, özellikle siyasal istikrar ve uygun çevre yaşantısı, yeterli döviz rezervleri ve fazlalık veren bir ödemeler dengesi, uygun coğrafi konum, gelişmiş bir hava ulaşım şebekesi, telekomünikasyon ve posta hizmetleri, uygun yasal çerçeve, para otoritelerinin sağlayacakları belirli ayrıcalıklar (özellikle karşılık ayırma zorunluluğunun kaldırılması gibi), ayrıcalıklı vergi oranları, kalifiye personel ve asgari yerel idari denetim sayılabilir.
Dividant (Kar Payı)
Anonim şirketlerde, safi kârdan ve bu amaçla ayrılmış yedek akçelerden ortaklara, şirkete yatırmış oldukları sermayeyle orantılı bir şekilde nakit olarak ya da hisse senedi şeklinde dağıtılan paylardır.
Dividant dağıtımı şirket genel kurulunun yetkisi içine girer. Uygulamada anonim şirket yönetim kurulları, dağıtılmasını önerdikleri kâr payını genel kurula bildirirler. Genel kurul ise bu öneriyi kabul eder ya da etmez. Şirket ana sözleşmesinde belirlenmiş kurallar varsa yönetim ve genel kurul bunlara uymak zorundadır.
İşletmelerin dividant dağıtımı kararı alırken birçok unsuru (sadece kârların dağıtılabileceği, işletmenin likidite durumu, borçlanma sözleşmelerinin sınırlamaları, işletmenin yatırımlarının geleceği, ortakların özel vergi durumları, kârların yıllar itibariyle gösterdiği seyir, dağıtılmayan kârların vergi durumu ve şirketin halka açık olup olmaması vb) ayrıntılı olarak analiz etmelerinde yarar vardır.
Kuramsal açıdan dağıtılan dividantların şirketlerin pay senetlerinin pazar değerlerini etkileyip etkilemediği hususu yukarıda sayılan çok yönlü bir analize bağlı olduğundan, kesin ve standart bir çözüme ulaşılmamıştır. Bu nedenle, her durumun kendi özellikleri dikkate alınarak, dividant ödemelerinin pay senedi pazar değerine etkileri ölçülmelidir.
Ülkemizde dividant ödemelerinin pay senedi pazar değerini etkilediği, dolayısıyla bunlar arasında yüksek bir korelasyon olduğu görülmektedir. Nitekim yüksek oranda dividant dağıtan işletmelere ait pay senetleri, sermaye pazarında yüksek fiyatlara alınıp satılmaktadır.
